Nefsi Tanımak Ve Terbiye Etmek

Refiüd Derecat 

لا اله الا الله
Yönetici
İlimler Meclisi Kurucu
20 Tem 2023
2,279
80
21
Allah’ın yoluna girmek isteyen önce nefsini terbiye etsin, ahlakını güzelleştirsin. Nefs güzel edepten yoksundur. Zira o daima kötüye meyillidir. Aziz ve Celil olan Allah’ın katında ne gibi ameller işlersin? O’na gidişinde halin nasıldır? O’nun yolunda gidecek güzel ahlaka sahip misin, değil misin?

Nefsle mücahede et, savaş. Ta ki yeterli oluncaya, yola gelinceye kadar. Yola gelince onu al, Allah’ın kapısına götür. Riyazetten, talim-terbiyeden geçirmedikçe ve güzel bir edep sahibi yapmadıkça sakın ona uyma. Allah’ın gerek mükafat vaadini gerekse ceza verme haberini kabul etmedikçe onun isteklerine muvafakat etme. O kördür, dilsizdir, sağırdır, mecnundur, Aziz ve Celil Rabbini bilmemektedir, O’na düşmandır..
Eğer nefsin terbiyesi için yapılan mücahedeler devam ettirilirse, bu devamlılık sebebiyle onun gözleri açılır. Dili konuşmaya, kulakları işitmeye başlar. Deliliği, cehaleti ve Rabbine olan düşmanlığı zâil olur. Fakat bu neticeyi alabilmek için iplere yani bir takım bağlara ve elemanlara ihtiyaç vardır. Mücahedenin saatlerce, günlerce, senelerce devam etmesi gerekir. Bu iş ayda bir günün bir saatinde yapılacak bir mücahede ile olmaz..

Nefsi açlık değneği ile döv. Hevâi istek ve zevklerine mani ol. Hakkını gasp etme, ver. Ona bir takım yükler, vazifeler ve mükellefiyetler yükle. Onun kılıcından da, bıçağından da korkma. Kılıcı tahtadan ibarettir, çelik kılıç değildir. O bol bol konuşur, istekte bulunur fakat iş yapmaz. Yalan söyler, doğru sözü yoktur, söz verir vefası yoktur. Sevgisi yoktur. Devletsiz-saadetsiz bir parlayıştır. Onun ustası olan şeytanın bile halis müminler üzerinde bir hakimiyeti yoktur. O bile hakiki müminleri Allah yolundan çıkaramaz, nefs nasıl çıkarabilir ki? Sen şeytanın cennete girip de sırf kendi gücüyle Adem aleyhisselamı oradan çıkardığını sanma. Ona o gücü gerçekte Allah vermiş ve kendisini bu işte sadece bir sebep yapmıştır. Adem aleyhisselamın cennetten çıkarılmasında o sadece bir sebeptir. Asıl kuvvet değildir..
Kaynak: Fethu’r-Rabbânî / Abdülkadir Geylâni (ks)