Evliyaya Edep (Anlatım)

Refiüd Derecat 

لا اله الا الله
Yönetici
İlimler Meclisi Kurucu
20 Tem 2023
2,288
80
21
Abdülkadir Geylânî Hazretleri, Ebû Sâid Abdullah ve İbnü’s-Sekkâ İlim Öğrenmek İçin Bağdat’a Geldiler. Yusuf Hemedanî Hazretlerinin, Nizâmiyye Medresesinde Vaâz Ettiğini Duymuşlardı. Bunlar Onu Ziyâret Etmeye Karar Verdiler.
İbnü’s-Sekkâ, “Ona Bir Soru Soracağım ki, Cevâbını Veremeyecek!” ve Ebû Sâid Abdullah, “Ben de Bir Soru Soracağım. Bakalım Cevâp Verebilecek mi?” ve Abdülkadir Geylânî Hazretleri, “Allah Korusun! Ben O Büyük Zâta Nasıl Soru Sorarım? Sadece Huzurunda Edebimle Durur, Beklerim. Kulak Veririm Hikmet Dolu Sözlerine, Onu Görmekle Şereflenir ve Beklerim...” Dedi.
Yusuf Hemedanî Hazretlerinin Bulunduğu Yere Gittiler. O Ânda Orada Yoktu. Biraz Beklediler. Yusuf Hemedanî Hazretleri Geldi. Onlar Konuşmadan, Kendisi Söze Başladı. İbnü’s-Sekkâ’ya:
▬ “Yazıklar Olsun Sana Ey İbnü’s-Sekkâ! Demek Bana Cevâbını Veremeyeceğim Bir Soru Soracaksın Hâ! Sormak İstediğin Sual Şudur, Cevâbı Şöyledir! Ben Görüyorum ki, Senden Küfür Kokusu Geliyor...”
Sonra Ebû Sâid’e Döndü ve:
▬ “Sen Bana Bir Sual Soracaksın ve Bakacaksın ki, Ben O Sualin Cevâbını Nasıl Vereceğim Hâ! Senin Sualin Şudur, Cevâbı Şöyledir! Fakât Sen de Edebe Riâyet Etmediğin İçin, Ömrün Hüzün ve Keder ile Geçecektir.”
Abdülkadir Geylânî Hazretlerine Döndü ve Sevgiyle:
▬ “Ey Abdülkadir! Bu Edebin Güzelliği ile Allahû Teâlâ Hazretlerini ve Rasülunu Râzı Ettin. Cenâb-ı Allah’ın ve Aleyhisselâtû Vesselâm Efendimizin Rızâsını, Evliyâullâhın Himmetini Kazandın. Ne Mutlu Sana! Ben Senin Bağdat’ta Bir Kürside Oturduğunu, Çok Yüksek Bilgiler Anlattığını ve “Benim Ayağım, Bütün Evliyâullâhın Boyunları Üzerindedir!” Dediğini, Sanki Görüyor Gibiyim ve Ben, Yine Senin Vaktindeki Bütün Evliyâullâhı, Senin Onlara Olan Yüksekliğin Karşısında Boyunlarını Eğmiş Hâlde Olduklarını Görür Gibiyim...”
Buyurdu ve Gözlerden Kayboldu. Onu Bir Daha Göremediler.
Yusuf Hemedânî Hazretlerinin Bu Büyük Kerâmeti Gerçekleşti. İbnü’s-Sekkâ Okudu. Devrin en Büyük Âlimi Oldu. Elçi Olarak Hâlîfe Tarafından Bizans’a Gönderildi. İstanbul’da Bütün Hıristiyan Papaz ve Bilginlerini Bilgisi ile Âciz Bıraktı. Orada Bulunduğu Müddet İçerisinde Bizans Kralının Kızına Âşık Oldu. Kral, “Hıristiyan Olursan Sana Kızımı Veririm!” Dedi. O da İslâm Dinini Bir Kadın ile Değiştirip Hıristiyan Oldu. Belâm Gibi Küfürde Gitti. Bütün Sevâbı Ashâb-ı Kehf’in Köpeğine Verildi. Ebû Sâid ise Hayatı Boyunca Üzüntü, Çile ve Zorluklarla Geçti. Abdülkadir Geylânî Hazretleri ise Evliyâullâhın Baştacı Oldu.
Allah’ın Dostlarına Karşı Edepli ve Terbiyeli Olmak Gerekir. Evliyâ Olmadığı Hâlde, “Ben Evliyâyım; Ben Mürşidim; Ben Şeyhim...” Diyerek Müslümanların İnançları ile Oynayan Kişinin Îmân ve Nikâhı Tehlikeye Girdiği Gibi, Cenâb-ı Allah’ın Sevdiği Kişilere, Evliyâullâha Düşman Olanın da Îmân ve Nikâhı Tehlikeye Girer.
Edep Bir Taç imiş Nûr-i Hüdâ’dan,
Giy Ol Tacı Emin Ol Her Belâ’dan.

[İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) Rûhu’l-Beyân Tefsiri Tercümesi: 7/325]