Cevheratü'l-kemâl 4 Halifenin Ruhaniyeti Seni Korusun

Refiüd Derecat 

لا اله الا الله
Yönetici
İlimler Meclisi Kurucu
20 Tem 2023
2,279
80
21

logo.png

7 KERE OKUNDUĞUNDA RASÛLULLÂH ﷺ VE DÖRT HALİFENİN RUHANİYETİNİN OKUYAN KİŞİNİN YANINDA HAZIR BULUNACAĞI CEVHERATÜ'L-KEMAL SİĞASI
Bu Salatın Bazı Faziletleri ve Tilavet Esnasında Riayet Edilmesi Gereken Şartlar:
1. "Cevheratü'l-kemâl fî medhi Seyyidi'r-ricâl (erlerin efendisinin methiyesi hakkında en mükemmel bir mücevher)" şeklinde adlandırılan bu salat-ü selamı Rasûlullâh ﷺ kendisiyle yakazaten (uyanıkken) görüşerek büyük kutup Ebu'l-Abbâs Ahmed et-Ticânî (Kuddise Sirruhû) ya yazdırmış ve bu salat-ü selama ait bir takım fazilet ve hususiyetleri bizzat Rasûlullâh ﷺ mana aleminde kendisine açıklamıştır.
a) Bu salat-ü selamı bir kere okumak bütün alemde bulunan canlıların yaptıkları tüm tesbihlerin 3 katına denk gelecek kadar sevap ve hasene kazandırır.
b) Bu salat-ü selamı 7 veya daha fazla okuyan kişi bunu zikre devam ettiği sürece Rasûlullâh ﷺ'in ruh-i şerifi ve dört büyük halifenin ervahı o kişinin yanında hazır bulunurlar. Bütün gün yahut tüm gece bu zikre devam etse de ondan ayrılmazlar.
Ticani meşayıhından bazılarının beyanı vechile; bir kişi bu vazifeyle meşgul olurken Rasûlullâh ﷺ ile beraber oturduğuna dair yemin verse, yemininde sadık olur.
"er-Rimâh" isimli eserde zikredildiğine göre; Rasûlullâh ﷺ'in ve hulefa-i raşidinin teşrifleri hem cesed-i şerifleri, hem de ruh-u şerifleriyle meydana gelir. Bu teşrif her hayırlı mecliste meydana gelir, ya da bu salatı okuduğu her hangi bir mekanda da olsa gerçekleşir.
Bu rivayetler gerçekten sahihtir. İsteyen inanır, isteyen inkar eder. Evliyaullahın sevgisinde sadık ve onların hallerini musaddık (doğrulayıcı) olan kişi onların bu husustaki rivayetlerine itikad eder ve kazanır.
Bu salevat ile meşgul olanların gözlerinden perde kaldırılsa Rasûlullâh ﷺ'i ve dört büyük halifeyi alenen vefat ettikleri zamandaki son suretleri üzere görür. Lakin genel manada Müslümanlar üst üste düştükleri zellelerden dolayı bu müşahededen mahcubturlar (perdelenmiştirler).
Ahmed et-Ticânî (Kuddise Sirruhû)ya: "Rasûlullâh ﷺ bu salatın okunduğu yedinci kerede teşrif buyurur da, sonra bitene kadar mı durur?" diye sorulduğunda, kendisine bu suali yönelten büyük bir alime: "Vallahi sen hiç ara vermeden hayatın boyunca bu zikre devam etsen, Rasûlullâh ﷺ ömrünün müddetinin tümünde senden ayrılmaz" diye yemin billah ederek cevap vermiştir.
Bazıları: "Birbirinden uzak bölgelerde, aynı anda bu salevatı okuyanların yanında Rasûlullâh ﷺ nasıl hazır olur?" diye cahilce bir soru soracak olursa, Ahmed et-Ticânî (Kuddise Sirruhû) buna: "Bu gibi haller alışılagelen şeyleri delip geçen harikulade mucizeler kabilinden olduğu için bir yerde bulunması, diğer yerde bulunmasına mani teşkil etmez" diye cevap vermiştir.
"el-Mevâhibu'l-ledüniyye" isimli eserde zikredildiğine göre; büyüklerden birine: "Rasûlullâh ﷺ kendisine selam veren herkese iade-i selamda bulunacağını bildiriyor. Peki Rasûlullâh ﷺ aynı anda yeryüzünün doğularında ve batılarında kendisine selam okuyan herkese nasıl cevap verebiliyor?" diye sorulduğunda hemen o anda:
كَالشَّمْسِ فِي وَسَطَ السَّمَاءِ وَ نُورُهَا،
يَغْشَى الْبِلَادَ مَشَارِقًا وَ مَغَارِبَا
"Göğün ortasındaki güneş gibi ki, onun nuru, doğularda ve batılardaki tüm beldeleri kaplamaktadır" beytini inşad ederek cevap vermiştir.
c) Bu salat-ü selamı okumaya 7 kereden daha ziyade devam edenleri Rasûlullâh ﷺ çok özel bir muhabbetle sever.
d) Bu salat-ü selamı okumaya 7 kereden daha ziyade devam edenler Allâh-u Te'âlâ'nın veli kullarından olmadıkça ölmezler.
e) Ahmed-i Ticânî (Kuddise Sirruhû)nun beyanı vechile; tam bir taharet (guslü ve abdesti düzgün olmak şartı) üzere temiz bir yatak üstünde uyuyacağı zaman bu salat-ü selamı 7 kere okumaya devam eden kişi Rasûlullâh ﷺ'i sahih bir şekilde rüyasında görür.
Buna devam eden kişinin Rasûlullâh ﷺ'i görmesi hususunda bu salat-ı şerife kefildir. Ancak bu niyette olan kişi kendi kendine: "Eğer sen Rasûlullâh ﷺ'i görme iştiyakı hususundaki iddianda sadık biriysen, gücün nisbetinde sünnet-i seniyyeye ittiba'a devam et ve imkan ölçüsünde onun şeriatına muhalefetten tevbeni tecdid et" diye nasihatte bulunmalıdır. Takvaya riayeti ziyade olmayan kişilerin ise sair zamanlarda Rasûlullâh ﷺ'e çokça salat okumaktan başka çareleri yoktur.
f) Ahmed-i Ticânî (Kuddise Sirruhû) şöyle demiştir: "Rasûlullâh ﷺ bana Cevheratü'l-kemâl adlı bu salatı verdi, artık her kim bu salatı 12 kere okur da sonra kalp huzuruyla ve mütevazi bir eda ile: "Yâ Rasûlallâh! Bu benden sana hediyedir" derse o kişi Rasûlullâh ﷺ'i kabrinde yani ravza-i şerifesinde ziyaret etmiş gibi olur ve yine böylece varlık aleminin başlangıcından yani Âdem (Aleyhisselâm)dan itibaren kendi dönemine kadar yaşamış tüm velileri ve salih kimseleri ziyaret etmiş gibi mertebe kazanır.
g) İbni Ebî Zeyd (Rahimehullâh)ın yetiştiği büyüklerden nakline göre; her kim Rasûlullâh ﷺ'in kabr-i şerifinin yanında özellikle müvacehe-i şerifede durup:
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا ﴿٥٦﴾
ayet-i kerimesini bir kere okuduktan sonra, 70 kere: "Sallallâhü te'âlâ 'aleyke yâ seyyidî yâ Muhammed!"
صَلَّى اللهُ تَعَلَى عَلَيْكَ يَا سَيِّدِي يَا مُحَمَّدُ
siğasıyla Rasûlullâh ﷺ'e salat okursa, bir melek ona: "Ey felan kişi! Allâh-u Te'âlâ da sana salat (rahmet) etsin" diye dua eder ve o kişinin o huzurda istediği yahut kalbinde tuttuğu hiçbir hacet yere düşmez (bütün isteklerine kavuşur).
h) "el-Medhal" isimli eserde zikredildiğine göre; Rasûlullâh ﷺ'i ziyaret imkanı bulamayanlar her daim kalbiyle ziyaret niyeti yapabilirler ve kendilerini Rasûlullâh ﷺ'in huzurunda hazır olarak düşünüp kalplerini o huzurda hazır ederler.
Buna göre bir kişi temiz bir mekanda oturup Cevheratü'l-kemâl salatını 7 kere okuduktan sonra e'ûzü besmele çekerek geride zikredilen Ahzab Suresi'nin 56. ayet-i kerimesini okuduktan sonra 70 kere: "Sallallâhü te'âlâ 'aleyke yâ seyyidî yâ Muhammed!"
صَلَّى اللهُ تَعَلَى عَلَيْكَ يَا سَيِّدِي يَا مُحَمَّدُ
siğasıyla Rasûlullâh ﷺ'e salat eder, peşi sıra da isteğini Allâh-u Te'âlâ'dan dilerse, Allâh-u Te'âlâ'nın fazl-ı keremiyle o dileği mutlaka yerine getirilir.
ı) Ebu'l-Mevâhib es-Sâyihî (Kuddise Sirruhû)dan nakledildiğine göre; her hangi bir hayrı celbetmek ve her türlü sıkıntı ve zararı defetmek niyetiyle farz namazların hemen akabinde bu salat bir kere okunursa, maksad hasıl olur. Bu noktada kalp huzuru aranmaktaysa da, kalbini tam huzura kavuşturamasa da bu salatın bereketiyle yine de mahrum olmaz.
i) Büyük bir sıkıntıya düşen kişi veya aile yahut belde halkı bu salatı 65 kere okurlarsa, Allâh-u Te'âlâ halis fazl-ı keremiyle o sıkıntıdan kurtuluş çaresi yaratır.
Muhammed el-Habîb (Kuddise Sirruhû) (yel, sel, zelzele, yangın gibi tüm halkı derde düşüren) büyük sıkıntıların isabeti anında hususi ashabını toplayarak onlara: "Her gece bir Fâtiha, bir kere Salâtü'l-Fâtih siğası ve peşi sıra: 'Estağfirullâhe'l-'azîmellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayye'l-kayyûm'
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا اِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيَّ الْقَيُّومَ
siğasıyla 70 kere istiğfarda bulunduktan sonra cevhere salatını 65 kere zikredin ve Rasûlullâh ﷺ'den bu belde ehli hakkında şefaat talep edin" derdi.
2. Ticani meşayıhının beyanları vechile; bu salat-ü selamı okurken riayet edilecek bazı şartlar vardır:
a) Okunduğu zaman Rasûlullâh ﷺ bizzat hazır bulunacağı için, bu salatın kıraatı esnasında ancak su ile alınan abdest geçerli olur, teyemmüm ile yeterli olmaz. Su bulamayıp teyemmüm etmek durumunda olan kişi bu salat-ü selamı okumaz, yerine Salâtü'l-Fâtih siğasını 20 kere okur ki o da şudur: "Allâhümme salli 'alâ seyyidinâ Muhammedini'l-fâtihi limâ üğlika ve'l-(kh)âtimi limâ sebeka nâsiri'l-hakki bi'l-hakki ve'l-hâdî ilâ sirâtike'l-müstekîmi ve 'alâ âlihî ve ashâbihî hakka kadrihî ve mikdârihi'l-'azîm"
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الْفَاتِحِ لِمَا أُغْلِقَ وَ الْخَاتِمِ لِمَا سَبَقَ نَاصِرِ الْحَقِّ بِالْحَقِّ وَالْهَادِي إِلَى صِرَاطِكَ الْمُسْتَقِيمِ وَ عَلَى آلِهِ حَقَّ قَدْرِهِ وَ مِقْدَارِهِ الْعَظِيمِ
b) Bu salat okunurken zikreden kişi oturur halde olmalıdır. Özellikle yedinci kereyi okurken daha fazla edebe riayet için o sırada hazır bulunacak Rasûlullâh ﷺ'in ve halifelerinin heybet ve azametinin şuuruna vararak oturma şeklini daha edepli bir heyete dönüştürmelidir.
Ancak seferde olup yürümek zorunda ise ayakta da okuyabilir lakin yedinci keresine geldiğinde oturmasında bir tehlike veya arkadaşlarını kaçırmak gibi meşekkat söz konusu değilse mutlaka oturur.
Büyüklerin bazı virdlerin okunuşunda beyan ettiği şartlar riayet edilmesi gereken meselelerdir, bu hususta efdal olan illet ve sebep araştırmaksızın söz tutup amel etmektir. Diğer salat-ü selamlarda bu şartlar yokken sadece bu salatta bazı şartlar öne sürülmesinin illeti öğrenilemeyebilir.
Nitekim fıkhın bazı meselelerinde de illet ve kıyas geçerli olmaz. Nasıl ki helal haram hususlarında hikmetini anlayamadığımız bazı meseleleri Allâh-u Te'âlâ'nın ilmine havale ederek tatbik ediyorsak, evliyaullahtan gelen vazifelerin tatbikinde de anlayamadığımız hikmetler olursa, onları o büyüklerin ilhamlarına olan itikatımıza havale ederiz. [Ali Harâzim İbnü'l-'Arabî el-Fâsî, Cevâhiru'l-me'âni, sh:269, 288-292; Ömer ibni Sa'îd, Rimâhu hizbi'r-rahîm alâ nuhûri hizbi'r-racîm -Cevâhiru'l-me'âni kitabının sonunda bulunan baskısına göre- sh:545; Muhammed Fethâ İbni Abdi'l-vâhid es-Sûsî, ed-Dürratü'l-harîde, 3/297-292, 4/86-98]
CEVHERATÜ'L-KEMAL SİĞASI
"Allâhümme salli ve sellim 'alâ 'ayni'r-rahmeti'r-rabbâniyyeti ve'l-yâkûteti'l-mütehakkikati'l-hâitati bi merkezi'l-fühûmi ve'l-me'ânî, ve nûri'l-ekvâni'l-mütekevvineti'l-âdemî, sâhibi'l-hakki'r-rabbânî, el-berki'l-esta'i bi müzûni'l-erbâhi'l-mâlieti li külli müte'arridin mine'l-bühûri ve'l-evânî, ve nûrike'l-lâmi'illezî mele'te bihî kevneke'l-hâita bi emkineti'l-mekânî, allâhümme salli ve sellim 'alâ 'ayni'l-hakkilletî tetecellâ minhâ 'urûşü'l-hakâiki, 'ayni'l-me'ârifi'l-ekvemi sirâtike't-tâmmi'l-eskami, allâhümme salli ve sellim 'alâ tal'ati'l-hakki bi'l-hakki'l-kenzi'l-e'ğzami, ifâdatike minke ileyke ihâtati'n-nûri'l-mütalsemi, sallallâhü 'aleyhi ve 'alâ âlihî salâten tü'arrifünâ bihâ iyyâhü"
TERCEMESİ
"Ey Allâh! (Yaratıkların yokluktan varlığa çıkmasına sebep oluşu ve Allâh-u Te'âlâ'nın rahmetinin kullara ulaşmasına vesile olması hasebiyle) Rabbani rahmetin ta kendisi olan zata, tüm anlayış ve manaların merkezini kuşatmış ve (Allâh-u Te'âlâ'nın tüm isim ve sıfatlarının) hakikat(in)e erişmiş o biricik yakuta, insana ait (bugüne kadar meydana çıkmış ve bundan sonra çıkacak) tüm oluşumların (aydınlatıcısı olan) nuruna, o Rabbani hakkın (ve dinde açıklanan hükümlerin) sahibine, denizler (gibi olan büyük ariflerin kalplerin)den ve kaplar (gibi olan umumi velilerin kalplerin)den (Allâh-u Te'âlâ'ya) yönelmiş olan herşeyi doldur(up rahmete kandır)acak (kadar) bol (feyiz ve) rahmet bulutlarıyla birlikte (görülen) o en parlak şimşeğe ve mekan alemindeki tüm mekanları kuşatıcı olan bütün cihanı kendisiyle doldurduğun o parlak nuruna salat-ü selam eyle.
Ey Allâh! Hakkın (hakikatin ve adaletin) ta kendisi olan zata, (Allâh-u Te'âlâ'nın özel tasarımı olmaları hasebiyle çok yüksek konumda olan) tüm hakikatlerin (ilim ve marifetlerin, sırların ve feyizlerin) Arşlarının (en yüksek zirvelerinin) kendisinden tecelli ettiği (açığa çıkıp göründüğü) o zata, tüm marifetlerin (peygamberler başta olmak üzere tüm kutuplara, sıddıklara ve velilere akıtılan manevi ilimlerin kendisinden fışkırdığı) pınarına, o Senin (rızana ulaşmak için geçilmesi gereken) noksansız ve dosdoğru yoluna salat-ü selam eyle.
Ey Allâh! Hakkın (sıfatlarıyla değil de) Hak (olan öz zatı) ile tecellisi (neticesinde var) olan zata, o (tüm sırları, ilim ve marifetleri, Allâh-u Te'âlâ'nın zatına, sıfatlarına, isimlerine ve fiillerine ait olan tüm tecellileri, feyizleri ve fetihleri kendisine toplamış olmas hasebiyle) en büyük hazineye, (onun Hakikat-i Muhammediye'sini yaratmak istediği zaman) Senden yine Sana yönelen o tecelliye (mazhar olarak daha önce kimse tarafından bilinmeyen ve zikredilmeyen yüce zatının bilinmeyi arzu etmesiyle meydana gelen o muhabbet nuruna), o (gizli uluhiyyet sırrının) tılsımlı nurunun kuşatmasın(ın maddi alemdeki sureti ve zuhurun)a salat-ü selam eyle.
Allâh-u Te'âlâ ona, Ehl-i Beyt'ine öyle bir salat ile salat eylesin ki, o salat vesilesiyle onu bize tarif eylesin (hakkıyla tanıtsın). Âmîn!"






69448197_1301717816676488_3258961479864418304_n.jpg