Abdülkadir Geylani (ra) Hazretlerinin Büyük Makamı

Refiüd Derecat 

لا اله الا الله
Yönetici
İlimler Meclisi Kurucu
20 Tem 2023
2,271
80
21
Evliyanın gönlü Hak Teâlâ’nın nazargahıdır. Her kim o gönülde bulunursa Rahmet-i İlahi’ye vasıl olur. Onlar kendilerine tabi ve teslim olanları Allah’a vasıl etmeye gayret ederler. Sabr u sebat edenleri de irşâd edip Cenâb-ı Hakk’a kavuştururlar.
Yüce Allah (cc), nübüvveti ve velâyeti insanlığın yaratılışıyla birlikte halk etmiştir. Nübüvveti sınırlandırmıştır, fakat velayete sınır koymamıştır.
“Cenâb-ı Hakk’a ulaştıran yol ikidir:
Birincisi, Kurb-ı nübüvvet’e taaluk eden yoldur. Bu yol, aslın da aslına ulaştırır. Asaleten bu yoldan ulaşanlar peygamberlerdir. Bir de onların ashab-ı kiramı..Bir de ümmetin büyük evliyasından diğerleridir. İsterse bu zümre az, hatta azdan da az olsunlar.
Bu yolda tavassut ve engel yoktur. Bu büyük vasıllardan her kim feyz alacak ise asıldan alır. Hem de hiç kimsenin tavassutu olmadan.
İkinci yol ise Kurb-ı velayet’tir. Aktab, evtad, büdelâ, nücebâ ve Allahu Teâlâ’nın umum veli kulları bu yoldan vasıl olurlar.
Sülûk tariki de bu yoldan ibarettir, hatta bilinen cezbe dahi bu yola dahildir.
Burada vasıta ve engel olma durumu vardır.
Bu yoldan vasıl olanların önde olanı, reisi, o büyüklerin feyz kaynağı Hz. Aliyyü’l-Murtazâ (kv)’dır. Bu şanı büyük mansıp ona taalluk eder. Resûlullah (sav) Efendimizin mübarek ayakları, onun başı üzerinde gibidir. Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (ra) dahi bu makamda onunla ortaktırlar.
Hz. Ali (kv)’nin devri tamam olduktan sonra bu yüce mansıp önce Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (ra) efendilerimize, onlardan sonra da tertip ve tafsil ile on iki imamdan her birine geçmiştir.
Bu büyüklerin yaşadıkları asırlarda, hatta ebedi aleme irtihallerinden sonra, her kime bir feyz ve hidayet ulaştıysa bunların vasıtasıyla ulaşmıştır.
Ta sıra Gavsu’l-Azam Abdülkadir Geylani (ra)’ye gelinceye kadar. Sıra kendisine gelince anlatılan bu mansıp ona bırakıldı. Sırrı mukaddes olsun.
Bu merkez üzerinde, anlatılan imamlarla Şeyh Abdülkadir Geylani (ra) arasında hiç kimse müşahede olunmamaktadır. Nücebâdan olsun, kutuplardan olsun, her kime feyizlerin ve bereketlerin ulaşması varsa onun mübarek vasıtasıyla ulaşmaktadır. Çünkü bu büyük makam, ondan başkasına müyesser olmadı. Bundandır ki, şu şiiri söylemiştir:
“Önceki güneşlerin hepsi battı ve gitti.
Bizim güneşimiz ise, batmayacak ebedi.”

Kaynak: Miftâhu’r-Rüşd