İdris Aleyhisselama İndirilen 40 İsm-i-Şerif (Dünya Ahiret İstekleri)

Refiüd Derecat 

لا اله الا الله
Yönetici
İlimler Meclisi Kurucu
20 Tem 2023
2,288
80
21

logo.png

Muhammed ibnü Hatîruddîn (Kuddise Sirruhû)nun beyanı vechile; bu ism-i şeriflerin tamamına sabah namazından sonra üç kere yahut ikindiden sonra beş kere vird tariki (devamlılık yolu) üzere devam eden kişi keşf-i kulub (kalpleri keşfetme) makamına erişir.
Bu ism-i şeriflerin ardından ihtitam ve isticabet dualarını da okur ki esma-i şerifenin hitamı sırasında yapılacak bu dua kabule vesile
olur. Bu ism-i şeriflere her gün bir kere dahi devam eden kişi müdavimlerinden kabul edilerek bereketlerine nail olur. [Muhammed ibnü Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:68-70]
سُبْحَانَكَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ يَا رَبَّ كُلِّ شَيْئٍ وَ وَارِثَهُ وَ رَازِقَهُ وَ رَاحِمَهُ، يَا إِلَهَ الْأَلِهَةِ الرَّفِيعَ جَلَالُهُ، ياَ اَللهُ الْمَحْمُودُ فِي كُلِّ فِعَالِهِ، يَا رَحْمَانَ كُلِّ شَيْئٍ وَ رَاحِمَهُ، يَا حَيُّ حِينَ لَا حَيَّ فِي دَيْمُومِيَّةِ مُلْكِهِ وَ بَقَائِهِ، يَا قَيُّومُ فَلَا يَفُوتُ شَيْئٌ مِنْ عِلْمِهِ وَ لَا يَؤُودُهُ، يَا وَاحِدُ الْبَاقِي أَوَّلَ كُلِّ شَيْئٍ وَ آخِرَهُ، يَا دَائِمُ فَلَا فَنَاءَ وَ لَا زَوَالَ لِمُلْكِهِ وَ بَقَائِهِ، يَا صَمَدُ مِنْ غَيْرِ شَبِيهٍ فَلَا شَيْئٍ كَمِثْلِهِ، يَا بَارُّ فَلَا شَيْئَ كُفْؤُهُ يُدَانِيهِ وَ لَا إِمْكَانَ لِوَصْفِهِ، يَا كَبِيرُ أَنْتَ الَّذِي لَا تَهْتَدِي الْعُقُولُ لِوَصْفِ عَظَمَتِهِ، يَا بَارِئَ النُّفُوسِ بِلَا مِثَالٍ خَلَا مِنْ غَيْرِهِ، يَا زَكِيُّ الطَّاهِرُ مِنْ كُلِّ آفَةٍ بِقُدْسِهِ، يَا كَافِي الْمُوَسِّعُ لِمَا خَلَقَ مِنْ عَطَايَا فَضْلِهِ، يَا نَقِيًّا مِنْ كُلِّ جَوْرٍ لَمْ يَرْضَهُ وَ لَمْ يَخَالِطْهُ فِعَالَهُ، يَا حَنَّانُ أَنْتَ الَّذِي وَسِعْتَ كَلَّ شَيْئٍ رَحْمَةً وَ عِلْمًا، يَا مَنَّانُ ذَا الْإِحْسَانِ قَدْ عَمَّ كُلَّ الْخَلَائِقِ مَنُّهُ، يَا دَيّّانَ الْعِبَادِ كُلٌّ يَقُومُ خَاضِعًا لِرَهْبَتِهِ وَ رَغْبَتِهِ، يَا خَلِقَ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَ الْأَرْضِ وَ كُلٌّ إِلَيْهِ مَعَادُهُ، يَا رَحِيمُ كُلِّ صَرِيخٍ وَ مَكْرُوبٍ وَ غِيَاثَهُ وَ مَعَاذَهُ، يَا تَامُّ فَلَا تَصِفُ الْأَلْسُنُ كَلَّ جَلَالِهِ وَ مُلْكِهِ وَ عِزِّهِ، يَا مُبْدِعَ الْبَدَائِعِ لَمْ يَبْغِ فِي إِنْشَائِهَا عَوْنًا مِنْ خَلْقِهِ، يَا عَلَّامَ الْغُيُوبِ فَلَا يَفُوتُ شَيْئٌ مِنْ حِفْظِهِ، يَا حَلِيمُ ذَا الْأَنَاةِ فَلَا يُعَادِلُهُ شَيْئٌ مِنْ خَلْقِهِ، يَا مُعِيدُ مَا أَفْنَاهُ إِذَا بَرَزَ الْخَلَائِقُ لِدَعْوَتِهِ مِنْ مَخَافَتِهِ، يَا حَمِيدَ الْفِعَالِ ذَا الْمَنِّ عَلَى جَمِيعِ خَلْقِهِ بِلُطْفِهِ، يَا عَزِيزُ الْمَنِيعُ الْغَالِبُ عَلَى أَمْرِهِ فَلَا شَيْئَ يُعَادِلُهُ، يَا قَاهِرُ ذَا الْبَطْشِ الشَّدِيدِ أَنْتَ الَّذِي لَا يُطَاقُ انْتِقَامُهُ، يَا قَرِيبُ الْمُتَعَالِي فَوْقَ كُلِّ شَيْئٍ علُوُّ ارْتِفَاعِهِ، يَا مُذِلَّ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِدٍ بِقَهْرِ عزِيزِ سُلْطَانِهِ، يَا نُورَ كُلِّ شَيْئٍ وَ هُدَاهُ أَنْتَ الَّذِي فَلَقَ الظُّلُمَاتِ بِنُورِهِ، يَا عَالِي الشَّامِخُ فَوْقَ كُلِّ شَيْئٍ عُلُوُّ ارْتِفَاعِهِ، يَا قُدُّوسُ الطَّاهِرُ مِنْ كُلِّ سُوءٍ فَلَا شَيْئَ يُعَادِلُهُ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِهِ، يَا مُبْدِئَ الْبَرَايَا وَ مُعِيدَهَا بَعْدَ فَنَائِهَا بِقُدْرَتِهِ، يَا جَلِيلُ الْمُتَكَبِّرُ عَلَى كُلِّ شَيْئٍ فَالْعَدْلُ أَمْرُهُ وَ الصِّدْقُ وَعْدُهُ، يَا مَحْمُودُ فَلَا تَبْلُغُ الْأَوْهَامُ كُلَّ ثَنَائِهِ وَ مَجْدِهِ، يَا كَرِيمَ الْعَفْوِ ذَا الْعَدْلِ أَنْتَ الَّذِي مَلَأَ كُلَّ شَيْئٍ عَدْلُهُ، يَا عَظِيمُ ذَا الثَّنَاءِ الْفَاخِرِ وَالْعِزِّ وَالْمَجْدِ وَالْكِبْرِيَاءِ فَلَا يَذِلُّ عِزُّهُ، يَا قَرِيبُ الْمُجِيبُ الْمُدَانِي دُونَ كُلِّ شَيْئٍ قُرْبُهُ، يَا عَجِيبَ الصَّنَائِعِ فَلَا تَنْطِقُ الْأَلْسُنُ بِكُلِّ آلَائِهِ وَ ثَنَائِهِ وَ نَعْمَائِهِ، يَا غِيَاثِي عِنْدَ كُلِّ كُرْبَةٍ وَ مُجِيبِي عِنْدَ كُلِّ دَعْوَةٍ وَ مَعَاذِي عِنْدَ كُلِّ شِدَّةٍ وَ يَا رَجَائِي حِينَ تَنْقَطِعُ حِيلَتِي
Latince:
"Sübhâneke lâ ilâhe illâ ente yâ rabbe külli şey'in ve vârisehû ve râzikahû ve râhimehû, yâ İlâhe'l-âliheti'r-rafî'a celâlühû, yâ Allâhü'l-mehmûdü fî külli fi'âlihî, yâ Rahmâne külli şey'in ve râhimehû, yâ Hayyü hîne lâ hayye fî deymûmiyyeti mülkihî ve bekâihî, yâ Kayyûmü felâ yefûtü şey'ün min 'ılmihî ve lâ yeûdühû, yâ Vâhidü'l-bâkî evvele külli şey'in ve â(kh)irahû, yâ Dâimü felâ fenâe ve lâ zevâle li mülkihî ve bekâihî, yâ Samedü min ğayri şebîhin felâ şey'in kemislihî, yâ Bârru felâ şey'e küf'ühû yüdânîhi ve lâ imkâne li vesfihî, yâ Kebîru entellezî lâ tehtedi'l-'ukûlü li vesfi 'azametihî, yâ Bâria'n-nüfûsi bi lâ misâlin (kh)alâ min ğayrihî, yâ Zekiyyü't-tâhiru min külli âfetin bi kudsihî, yâ Kâfi'l-müvessi'u limâ (kh)aleka min 'atâyâ fedlihî, yâ Nekıyyen min külli cevrin lem yerdahû ve lem yü(kh)alithü fi'âlehû, yâ Hannânü entellezî vesi'ğte külle şey'in rahmeten ve 'ılmen, yâ Mennânü ze'l-ihsâni kad 'amme külle'l-(kh)alâiki mennühû, yâ Deyyâne'l-'ibâdihî küllün yekûmü (kh)âdi'an li rahbetihî ve rağbetihî, yâ (Kh)âlika men fi's-semâvâti ve'l-erdi ve küllün ileyhi me'adühû, yâ Rahîmü külli sarî(kh)in ve mekrûbin ve ğıyâsehû ve me'âzehû, yâ Tâmmü felâ tesifü'l-elsünü külle celâlihî ve mülkihî ve 'ızzihî, yâ Mübdi'a'l-bedâi'i lem yebği fî inşâihâ 'avnen min (kh)alkihî, yâ 'Allâme'l-ğuyûbi felâ yefûtü şey'ün min hifzihî, yâ Halîmü ze'l-enâti felâ yü'âdilühû şey'ün min (kh)alkihi, yâ Mü'îdü mâ efnâhü izâ beraze'l-(kh)alâiku li de'ğvetihî min me(kh)âfetihî, yâ Hamîde'l-fi'âli ze'l-menni 'alâ cemî'i (kh)alkihî bi lutfihî, yâ 'Azîzü'l-menî'u'l-ğâlibü 'alâ emrihî felâ şey'e yü'âdilühû, yâ Kâhiru ze'l-betşi'ş-şedîdi entellezî lâ yütâkuntikâmühû, yâ Rakîbü'l-müte'âlî fevka külli şey'in 'ulüvvürtifâ'ihî, yâ Müzille külli cebbârin 'anîdin bi kahri 'azîzi sültânihî, yâ Nûra külli şey'in ve hüdâhü entellezî felaka'z-zulümâti bi nûrihî, yâ 'Âli'ş-şâmi(kh)u fevka külli şey'in 'ulüvvürtifâ'ihî, yâ Kuddûsü't-tâhiru min külli sûin felâ şey'e yü'âdilühû min cemî'i (kh)alkihî, yâ Mübdie'l-berâyâ ve mü'îdehâ be'ğde fenâihâ bi kudratihî, yâ Celîlü'l-mütekebbiru 'alâ külli şey'in fe'l-'adlü emruhû ve's-sıdku ve'ğdühû, yâ Mehmûdü felâ teblüğu'l-evhâmü külle senâihî ve mecdihî, yâ Kerîme'l-'afvi ze'l-'adli entellezî mele'e külle şey'in 'adlühû, yâ 'Azîmü ze's-senâi'l-fâ(kh)iri ve'l-'ızzi ve'l-mecdi ve'l-kibriyâi felâ yezillü 'ızzühû, yâ Karîbü'l-mücîbü'l-müdânî dûne külli şey'in kurbühû, yâ 'Acîbe's-sanâi'i felâ tentiku'l-elsünü bi külli âlâihî ve senâihî ve ne'ğmâihî, yâ Ğiyâsî 'inde külli kürbetin ve mücîbî 'inde külli de'ğvetin ve me'âzî 'inde külli şiddetin ve yâ racâî hîne tenkati'u hîletî."
İHTİTAM VE İSTİCABET DUALARI
اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِحَقِّ هَاذِهِ الْأَسَمَاءِ الشَّرِيفَةِ وَ شَرَفِهَا وَ كَرَامَتِهَا أَنْ تُصَلِّيَ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ أَسْأَلُكَ إيمَانًا وَ أَمَانًا مِنْ عُقُوبَاتِ الدُّنْيَا وَ الْآخِرَةِ وَ أَنْ تَحْبِسَ عَنِّي أَبْصَارَ الظَّلَمَةِ الْمُرِيدِينَ بِىَ السُّوءَ وَ أَنْ تَصْرِفَ قُلُوبَهُمْ عَنْ شَرِّ مَا يَضْمِرُونَهُ إِلَيَّ وَ أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ خَيْرَ مَا لَا يَمْلِكُهُ غَيْرُكَ اَللَّهُمَّ هَاذَا الدُّعَاءُ مِنِّي وَ مِنْكَ الْإِجَابَةُ وَ هَاذَا الْجَهْدُ مِنِّي وَ عَلَيْكَ التُّكْلَانُ وَ لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ إِلَّا بِااللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ وَ صَلَّى اللهُ عَلَى خَيْرِ خَلْقِهِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، اللَّهُمَّ يَا مُفَتِّحَ الْأَبْوَابِ وَ يَا مُسَبِّبَ الْأَسْبَابِ وَ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَ الْأَبْصَارِ وَ يَا دَلِيلَ الْمُتَحَيِّرِينَ وَ يَا غِيَاثَ الْمُسْتَغِيثِينَ وَ يَا مُخْرِجَ الْمَحْزُونِينَ أَغِثْنِي أَغِثْنِي أَغِثْنِي أَغِثْنِي أَغِثْنِي وَ تَوَكَّلْتُ عَلَيْكَ يَا رَبِّ قَضَيْتَ فَرَضِيتُ فَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ يَا رَزَّاقُ يَا فَتَّاحُ يَا بَاسِطُ وَ صَلَّى اللهُ عَلَى خَيْرِ خَلْقِهِ مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ أَجْمَعِينَ
Latince:
"Allâhümme innî es'elüke bi hakki hâzihi'l-esmâi'ş-şerîfeti ve şerafihâ ve kerâmetihâ en tüsalliye 'alâ seyyidinâ Muhammedin ve 'alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve es'elüke îmânen ve emânen min 'ukûbâti'd-dünyâ ve'l-â(kh)irati ve en tehbise 'annî ebsâra'z-zalemeti'l-mürîdîne biye's-sûe ve en tesrife kulûbehüm 'an şerri mâ yedmirûnehû ve es'elükallâhümme (kh)ayra mâ lâ yemlikühû ğayruke allâhümme hâze'd-dü'âü minnî ve minke'l-icâbetü ve hâze'l-cehdü minnî ve 'aleyke't-tüklânü ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-'aliyyi'l-'azîmi ve sallallâhü 'alâ (kh)ayri (kh)alkihî seyyidinâ Muhammedin ve âlihi't-tayyibîne't-tâhirîne bi rahmetike yâ Erhame'r-râhimîne, allâhümme yâ müfettiha'l-ebvâbi ve yâ müsebbibe'l-esbâbi ve yâ mükallibe'l-kulûbi ve'l-ebsâri ve yâ delîle'l-mütehayyirîne ve yâ ğiyâse'l-müsteğîsîne ve yâ mü(kh)rice'l-mehzûnîne eğisnî eğisnî eğisnî eğisnî eğisnî ve tevekkeltü 'aleyke yâ Rabbi kadayte feradîtü fevvedtü emrî ileyke yâ Razzâku yâ Fettâhu yâ Bâsitu ve sallallâhü 'alâ (kh)ayri (kh)alkihî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecme'în."
Türkçe:
"Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın adıyla (duama başlıyorum). Ey Allâh! Ben Senden, bu şerefli isimlerin şerefli ve değerli hakkı için Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Ehl-i Beyt'ine salat etmeni dilerim.
(Bu vesile ile) Ben Senden (kamil) iman, dünya ve ahiret azaplarından eman (güvence), hakkımda fenalık düşünen zalimlerin gözlerini benden engellemeni ve hakkımda gizlice tasarladıkları kötü kurgulardan kalplerini döndürmeni dilerim.
Ey Allâh! Senden gayri kimsenin malik olamayacağı tüm hayırları ben ancak Senden isterim.
Ey Allâh! İşte bu dua benden, kabulü ise ancak Sendendir. Bu gayret benden ise de itimad(ım duama ve amelime değil) ancak Sanadır.
O çok yüce ve pek büyük Allâh'ın yardımı olmaksızın (hiçbir şeye) güç-kuvvet olamaz.
Allâh-u Te'âlâ yaratıklarının en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed'e ve ak-pak olan tertemiz Ehl-i Beyt'ine salat eyleye.
Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle (kabul eyle). Âmîn!
Ey Allâh! Ey (dilediklerine) tüm kapıları ardına kadar açan! Ey sebepler yaratan!
Ey kalpleri ve gözleri (istediği tarafa) çeviren! Ey şaşkınlara yol gösteren! Ey yardım dilenenlere imdat eden!
Ey üzüntüye boğulanları (keder deryasından ferahlık sahasına) çıkaran!
Bana yardım et, bana imdat et, bana yetiş, bana medet buyur, bana nusret eyle.
Ben ancak Sana güvendim. Ey Rabbim! Ne hükmettiysen razı geldim, bütün işlerimi Sana havale ettim.
Ey bolca rızık veren! Ey çokça kapı açan! Ey genişlik yaratan (duamı ve hayır niyetimi kabul eyle, eserini acilen ortaya çıkar)!
Allâh-u Te'âlâ mahlukatının en hayırlısı olan (Efendimiz) Muhammed'e, Ehl-i Beyt'ine ve sahabesinin cümlesine salat eyleye." Âmîn! [Şihâbüddîn es-Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Nüsha, Ayasofya, no:377, Ayasofya, no:3358, verak:142, Yazma Bağışlar, no:2773, verak:2, Beyazıd Devlet, no:1256, verak:5-6; Allâme Şeyh Muhammed et-Tûnusî, er-Ravzatü's-sündüsiyye fi'l-esmâi'l-İdrisiyyeti's-Sühreverdiyye, sh:9-10; Muhammed ibnü Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:68-70; Nebhânî, el-İstiğâsetü'l-kübrâ bi esmâillâhi'l-hüsnâ, sh:266-268; en-Nazîfî, ed-Dürretü'l-harîde şerhu Yâkûtetü'l-ferîde, sh:4/234-235]